HABERLER » Genel Sağlık
Alerji mevsimi başlıyor

Üstelik alerji sadece polenlerle de sınırlı kalmıyor. Evimizin istenmeyen ve görünmeyen üyeleri olan akarlar, ev tozu alerjisine sebep olarak hayatımızı zorlaştırıyor.
Temiz havada dolaşacağımız, ılık günlerin keyfini çıkaracağımız, kısacası baharı doyasıya yaşayacağımız anlar artık çok uzak değil. Ama maalesef bazı insanlar için bahar keyfe değil, eziyete dönüşebiliyor. Gözler yaşarıyor, burun akıyor ve hapşırıkların ardı arkası kesilmiyor. Onlar için 'alerji' mevsimi başlıyor.
Uzmanlar alerjiyi, vücudumuza dışarıdan giren çeşitli maddelere karşı gösterilen aşırı bir tepki olarak tanımlıyor ve esas amacın organizmayı, yabancı olduğu fark edilen bir etkene karşı korumak olduğunu anlatıyor. Aslında yabancı olduğu halde vücudumuza hiçbir zararı dokunmayacak, hatta yararları bile olabilecek bu madde, adeta bir düşman işlemi görüyor ve ona karşı gösterilen bu aşırı tepki vücutta bir takım hasarlara ve zararlara yol açıyor. Alerjiye neden olan etkenlere 'alerjen' deniyor. Bazı kişiler doğuştan alerjiye daha yatkın oluyor. Doğuştan genetik olarak alerjiye yatkın olmaya 'atopi', böyle kişilere ise 'atopik kişi' deniyor.
İnsanların her maddeye karşı alerjik olabileceğini belirten uzmanlar, alerjenlerin çoğunun organik kökenli olduklarını söylüyor. Yani normalde zararsız olan, her gün karşılaştığımız, temas ettiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz etkenler reaksiyona neden olabiliyor.
Baharın gelmesiyle birlikte havada polenlerin uçuşması, artık klasik bir tablo haline geldi. Polenler ya da halk arasındaki isimleriyle çiçek tozları, tohumlu bitkilerde erkek organların başçıklarında bulunan ve daha sonra dağılan erkek döl hücreleridir. Bunların bazıları çok küçüktür ve rüzgarın da etkisiyle havaya karışarak çok uzak mesafelere kadar yayılabilir. Her bitkinin kendine özgü polen zamanı olduğu gibi, her bitkinin de alerjenlik potansiyeli aynı değildir. Ülkemizde en çok görülen alerjenler çeşitli çayır ve otlara, hububatlara ve zeytin, fındık gibi ağaçlara ait polenlerdir. Polenler daha çok alerjik nezleye neden olurlar."
Havada uçuşan bu 'düşmandan' aslında uzak durmanın basit yolları var:
|
Alerjik hastalıklar
Başlıca alerjik hastalıklar arasında saman nezlesi, göz nezlesi, astım ve egzama bulunuyor. Uzmanlar, besinlere, ilaçlara, böcek zehirlerine karşı gelişen tabloları alerjik hastalık olarak değil, alerjik reaksiyon olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını belirtiyor. Çünkü alerjenle karşılaşılmadığı sürece, bu kişilerde herhangi bir hastalık belirtisi görülmüyor. Oysa ev tozu akarlarına alerjik olan bir astımlı, sadece bu alerjenlerle karşılaştığında değil, başka birçok nedenle de astım krizlerine girebiliyor.
Evde rahat edin
En sık karşılaşılan reaksiyonlar arasında 'ev tozu alerjisi' bulunuyor. Bunlardan en önemli olanı; ev akarları adı verilen küçük yaratıklarlarla ilgili olan alerjenler. Akarlar, insan derisinden ve saçlarından dökülenlerle ve kepeklerle besleniyor. 20 - 25 derecelik ısılarda ve yüzde 70 - 80 nemli ortamlarda ürüyorlar. Herhangi bir hastalık mikrobu taşımayan ve bulaştırmayan akarlar, en çok halı, yatak şiltesi, yastık, koltuk, kanepe, post, kadife perde ve tüylü çocuk oyuncaklarında bulunuyorlar.
Ev tozu alerjisine karşı önlemler
Ev akarlarından uzak kalmanın bazı yolları var:
Evde hayvan beslerken alerjileri göz ardı etmeyin
Birçoğumuzun evde sevgiyle beslediği ev hayvanları, bazen alerjilere neden olabiliyor. Hatta astım üzerinde de olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Reaksiyona sebep olan hayvanların başında kediler geliyor. Ama sanıldığının aksine tüyleri değil, salyaları, derilerindeki yağ bezeleri, deri döküntüleri ve idrarları allerjendir. Bunlar halılara, duvarlara ve giysilere yapışabiliyor.
Önlem almak mümkün
Çok zor olsa da en kesin çözüm kediyi evden uzaklaştırmaktır. Bunun dışında kediyi evin belirli bir bölümünde tutmak ve yatak odasına sokmamak da etkilidir. Ayrıca yatak odasında emici özelliği olan halı, koltuk, kanepe, kumaş kaplı eşyalar olmamalı. Çekme gücü yüksek bir elektrik süpürgesi yerleri derinlemesine temizlemenize yardımcı olur. Duvarları silmek de yararlı. Evi iyice havalandırın veya hava temizleyen aletlerden faydalanın. Bu arada hayvanın tarama ve fırçalama işlemi ev dışında başkası tarafından yapıldığı takdirde mağdur daha az etkilenir.
Küf alerjisinin nedenleri
Ne kadar garip gelse de bildiğimiz küf, alerjiye neden olabiliyor. Üstelik hem evde hem de doğada bulunan küf. Uzmanlar bu alerjiyi şöyle tanımlıyor: Bir mantar türü olan küf; sıcak, rutubetli ve karanlık ortamlarda ürüyor. Hastalar küflerin 'spor' adı verilen küçük taneciklerini solunum yolu ile alıyor. Küfün oluşumunu ise uzmanlar yaşam stilimize bağlıyor. İzolasyon yöntemleri, banyo ve duşların daha çok kullanılır olması ve evlerin iyi havanlandırılmaması nem oranını artırıyor ve küflerin oluşmasına sebep oluyor.
Küf en çok nerede oluşuyor?
Evlerde küf en sık çöp kutularında, banyoda, bulaşıkta, kirli ve ıslak çamaşırda, halıda, bodrum ve tavan arası gibi hava almayan karanlık ortamlarda görülüyor. Yiyeceklerde ise beyaz peynirdeki mavi - yeşil küflenme nadiren alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Önlem olarak evde rutubeti ve ıslaklıkları azaltmak gerekiyor. Ev dışında ise nemli ve ağaçlıklı yerlerden uzak durmalı. Ayrıca çayır biçmek veya tırmık yapmak gibi işlerden de kaçınmalı. |
||||||||
