MAKALELER » Jinekoloji
Adet öncesi sendromu tüm aileyi etkiliyor

Kadınlarda alınganlık, öfke gibi duygusal dalgalanmaların yanı sıra eklem ağrıları gibi fiziksel sıkıntılara da yol açan bu kabus döneminde erkeklere çok iş düşüyor.
Uzmanlar, pek çok kadında adet öncesi günlerde, bedensel ve ruhsal belirtilerle ortaya çıkan Adet Öncesi Sendromun (Premenstrüel Sendrom), daha hafif biçimine adet öncesi gerginlik, daha ağır biçimlerine ise premenstrüel disforik bozukluk olarak tanımlıyor.
Ağır vakalarda ilaç tedavisi şart
Sendromun adet öncesi günlerde veya son hafta içerisinde belirginleşen sıkıntı, bunaltı hali, hayattan zevk almama, ağlama, keyifsizlik, mutsuzluk, sinirlilik, iştahta artma, eklem, kas ve baş ağrıları, yorgunluk, karında şişkinlik hissi, göğüslerde hassasiyet ve gerginlik, vücutta sıvı tutulmasına bağlı kiloda artma şeklinde belirtiler gösterdiğini ifade eden uzmanlar, adet gören her 4 kadından 3 ünün bu sorunu yaşadığını bildirdiler.
Özellikle 20 - 40 yaşları arasındaki kadınların Premenstrüel sendromdan etkilediğini kaydeden uzmanlar, kadınların yüzde 2 - 10 unda bu belirtilerin çok şiddetli olabildiğini ve durumun premenstrüel disforik bozukluk adını aldığını kaydettiler. Ayrıca adet öncesi dönemde kadınların yüzde 20 sinde ilaç tedavisi gerektirecek kadar belirti görüldüğünü belirtiyorlar. Adet öncesi yaşanan gerginliğe bağlı ruh hali, pek çok kadın için oldukça ciddi sorun oluşturuyor. Uzmanlar, bu sendromun kadının hem ev, hem iş, hem de sosyal yaşamını etkilediğini söylüyorlar: Premenstrüel sendrom, ailedeki huzuru ciddi bir biçimde etkiliyor. Geçimsizlik yaşayan ailelerin neredeyse tamamında kadınlarda adet öncesi gerginlik oldukça şiddetli yaşanıyor.
Erkek kadının davranışlarını anlamlandıramıyor
Premenstrüel sendrom erkeklerin nefret ettikleri durumlar olarak tanımlanıyor. Bunun nedeni kadının davranışlarını anlamlandıramadıklarından ve dolayısıyla kontrol edemediklerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle erkekler partnerlerinin adet öncesi gerginliklerinden de hoşlanmazlar. Erkeklere göre zaten anlaşılmaz olan kadınlar bu dönemlerde iyiden iyiye anlaşılmaz ve kontrol edilemez hale gelirler.
Kadının tahammülü azalıyor
Adet öncesi gerginlik durumlarının, eşlerin doğum gününü unutması kadar çatışma sebebi olduğunu belirten uzmanlar, bu dönemde değişen hormon dengesinin kadınları daha hassas ve alıngan yaptığını, bundan dolayı günlük sıkıntılara karşı tahammüllerinin azaldığını söylediler. Premenstürel sendrom, çiftleri boşanmaya varacak çatışmalara sürükleyebileceğini de vurguluyorlar.
Bu dönemlerde erkeğin rolünün çok önemli olduğunu dile getiren uzmanlar, evli çiftleri uyarıyor: ?Erkekler, eşlerine karşı destekleyici ve dengeleyici olmalı. Bu dönemlerde riskli konuların tartışılmasını ertelemeli. Aksi takdirde kendilerini alınganlığın, karşılıklı suçlamaların ve bol gözyaşının hakim olduğu gereksiz tartışmaların içinde bulabilirler.?
Söz konusu sendromun yarattığı sonuçlar itibariyle dikkate alınması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, sendrom eğer kişinin günlük aile, evlilik, iş ve sosyal yaşamını etkiliyorsa, insan ilişkilerinde bozulmaya yol açıyorsa mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Tedavide hormonlar, antienflamatuvar sınıfından ilaçlar kullanılıyor. Son yıllarda psikiyatrik ilaçlardan özellikle antidepresanların da çok işe yaradığı biliniyor.
